10386273_10154969662515243_1704058265946

Kayık  Gövde 

ve Arma

Sakoleva Tırhandil.  Kayığımızın 

gövdesi ve yelken armaları

Foto: Timuçin Binder. Aganta tırhandili Bodrum İçmeler'de.

Gövde ve Arma

Tüm deniz araçları iki bileşenden oluşur: Gövde ve o gövdeyi götüren güç.

Gövdeler çağlar boyunca büyük çeşitlilik göstermiş. Teknolojik gelişmeler ve değişen gereksinimler gövdeleri de değiştirmiş.  

 

Güçse, kürek, yelken veya bir çeşit makine veya motor olabilir. Günümüzde baskın güç kaynağı artık motor. Yelkenlilerde bile ana itici güç motor. Sadece yelkenle giden, bazı meraklıların dışında, artık neredeyse yok.

 

Yelken çağındaysa ana güç kaynağı rüzgar, dolayısıyla yelken.

 

Yelkenler çeşitli şekillerde yerleştirilebilir. Bu yerleştirme düzenine arma denir. Nasıl günümüzde farklı motorlar varsa, yelken dünyasında da ihtiyaca göre farklı armalar varmış. 

 

Kayığımızın gövdesi tırhandil ve ana arması da sakoleva.

 

Bu sayfamız üç alt bölümden oluşuyor:

İlk bölüm neden kayık terimini tercih ettiğimizi açıklıyor.

İkinci bölümde kayığımızın gövde biçimi tırhandili, ustası Mehmet Uyav'ı ve dedesinin ilk tırhandili yapış öyküsünü anlatıyoruz.

Üçüncü bölümse kayığımızın ana arması sakoleva hakkında.  

 

Tekne mi? Kayık mı?

Kayık_EskiB.jpg

Neden projemizde kayık terimini kullanmakta ısrarcıyız? Kayık dediğimiz şey küreklerle hareket ettirilen sandal değil mi? Hem evet, hem hayır. Bir kere sandal değil. Bu ikisi farklı deniz araçları. Aslında teorik olarak, o kürekle götürülen kayık artık yok; yerini sandallar aldı. Kayığın ilginç bir geçmişi var. İlk başta belki sadece kürekle götürülen o ufak deniz aracıydı ama daha sonra çok daha büyük yelkenliler de kayık olmuş. İlk başta farklı bir gövde biçimiyse de, daha sonra tüm yelkenlilere, özellikle de Ege'nin bazı yörelerinde kayık denmiş. Bodrum'da 70'lerin sonuna kadar hep kayık terimi vardır. Bugünse yerel denizciler dışında pek fazla duyulmaz; her şey teknedir artık. Oysa bu ikisi arasında teknik açıdan önemli bir ayrım vardır. 

Gövde: Tırhandil

TırhandilSünger.jpg

Tırhandil, bugün Ege'nin en tanınmış gövdesidir. Kökeniyle ilgili tartışmalar sürüyorsa da tamamen Ege'ye özgüdür. Kayıtlarda ilk kez 1600'lerin ortasında görülür. Gövde özellikleri açısından erken modern çağa aittir. Antik çağı anımsatan özellikler içerse de, bir bütün olarak bakıldığında o döneme ait değildir. Ama diğer gövde tipleri kaybolurken o dört yüz yıl varlığını korumuştur. Bodrum'da da Erken Cumhuriyet denizciliğinin baskın gövde tipidir. Tek değildir ama özellikle süngercilikte en tercih edilendir. Bodrum'da ilk tırhandili 1930'lu yıllarda Girit kökenli Nami'nin Mehmet yapmıştır. Bu projenin tırhandilini de onun torunu Mehmet Uyav yapmaktadır. Mesleğe, ufak bir çocuk olarak doğrudan dedesinin yanında başlamış, babası Ali Uyav'la devam etmiştir. Hem 1930'ların geleneğine hem de projenin ruhuna uygun bir tırhandil yapma arayışımızda ustamızın rolü çok önemlidir.

Yelken Arması: Sakoleva

20171122_095419B.jpg

Kayığımız çeşitli armalar kullanacak şekilde tasarlandı ama ana arması artık tamamen unutulmuş olan, görselde görülen türden bir sakoleva olacak. Bu armada ana yelken yine aynı adlı sakoleva yelkenidir. Türkiye'de tulum yelken de denmiştir. Sakoleva, başlangıcı antik çağa kadar giden çok eski bir arma. Yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar kullanılmış. Sadece Ege'de değil, Marmara ve Karadeniz'de de yaygınmış. Bodrum'da 1930'lara kadarki eski fotoğraflarda gözükür. Tulum adı verilen türü de, 1950'lerin sonuna kadar, özellikle balıkçı piyadelerinde kullanılmış. Sakolevanın dışında, Ege armaları öncelikli olmak üzere başka armalar da kullanacağız.  Kayığımızın armasını, tüm makara, palanga ve diğer bileşenleriyle birlikte proje sahibinin kendisi hazırlayacak.