top of page

Üçüncü ve Son Başlangıç

Ne macera oldu şu ana kadar kayık projesi, ne yolculuk! Her şeye rağmen, tüm zorluklara rağmen ilerliyor. Bazen durup düşünüyorum, ne bu diye. Bir takıntı, bir saplantı mı? Yoksa bir direniş mi? Neye direniş?

Gece kayıktan

Her ne ise, kayık ilerliyor. Uzun bir ara vermiş gibi gözüksem de bu ara bir hazırlıktı, bir bakıma oyunun son perdesine hazırlık. Son usta sorunundan sonra kayığı bitirme işi bana kalınca, belki de baştan beri böyle olmalıydı, bilemiyorum, haliyle bir süre kendimi eğitmem gerekti. Yabancısı olduğum bir konu olmasa da, ne de olsa bu işin etrafında büyüdüm, yine de işin inceliklerini öğrenmek için bilfiil çalışmak gerekiyor. Denizci olmasına oldum da, hiçbir zaman kayıkçı değildim. En fazla yakından gözlemciydim.

Taşıdıktan sonra. İskele tarafındaki sargı son ustadan.

Sağ olsun Giresun’dan Murat Gül Usta kalktı geldi. Hem arkadaşım hem de de projenin destekçisi olarak “beraber başlayalım, sen sonra devam edersin”, dedi. Yedi, sekiz gün çalıştık. Çok yararlı oldu benim için. Bir şeyin teorisini bilmek başka, ellerinle işe girmek başka. Murat Usta’ya çok teşekkür ediyorum buradan. İnsan sözünü tutmayan ustalarla karşılaştığı gibi, Murat Usta gibi hiç gerekmezken, tamamen gönüllü, yardım elini uzatanlarıyla da karşılaşıyor.

Murat (Gül) Ustayla başlangıç. Beraber alttan üç sıra sardık.

Murat Usta Giresun’a döndükten sonra çalışmaya devam ettim. Kendi başıma öğrenme konusunda hiç fena değilimdir. Ufak denemeler yaparak biraz daha geliştirdim kendimi. Ardından asıl işe giriştim. Elbette yıllardır bu işe gönül vermiş ustalarla karşılaştırmıyorum kendimi. Zaten bence hiçbir şeyde karşılaştırmamalı insan kendisini. En iyisini yapmaya çalışırsın o kadar.

Ve kayığı en son getirdiğim nokta.

Ama sanırım bu işe çok yeni başlamış bir amatör olarak fena bir iş de çıkartmıyorum. Hatalar her zaman oluyor ve benimkiler de bu işe yeni başlayan biri olarak daha fazla olmalı. Giderek azalacaktır bu hatalar her çaktığım maderle ama en önemlisi kayık durmadı, devam ediyor. Direnmek işte. Belki de hayatın, yaşamanın, canlı olmanın özü tam da burada: Direnmek. Bırakmamak.

Alttan iki mader daha, üstten de göründüğü kadar şimdilik Tabii her seferinde en az bir kayık gönüllüsüyle birlikte. Onlara da ayrıca teşekkürler.

132 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör