top of page

Kayığın Direnişi

Bir süredir sessiz Kayık1934. Zorluklar bekliyordum ama bu kadarını değil. Yine usta sorunu. Soruyorsun kaça yaparsın, veriyor fiyatını. Hiç pazarlık etmeden kabul ediyorsun. Tarih veriyor, tamam diyorsun. O tarihte teslim edemiyor, boş ver diyorsun. Sonra kendi verdiği fiyatın az olduğuna hükmediyor. Ama aylar sonra. Tekrar arttırıyor fiyatı. Öyle az da değil. Neredeyse iki katı. Hem de sona yaklaştığımızda. Çalışmayı bırakıyor, haber vermiyor.


Söz sözdür. Tutulamayacaksa aylar önceden gerekli uyarı yapılır. Mümkünse hemen başlarda. İşler iyice ilerledikten sonra değil. Tabii burada başka bir niyet de olmuş olabilir, artık bilemiyorum. Beni mi buluyor bu sadece? Hayır, alışıldık bir kalıp, tekne yaptıran çoğu insan yaşamıştır. Benim de ilk tekne deneyimim değil bu zaten. Elbette düzgün ustalar da var ama kimse alınmasın, azınlıktalar. Sözüm onlara değil.

Uzatmaya gerek yok. Bu bir oyun. İsterseniz dahil olur, yalvar yakar pazarlık, razı edersiniz ustayı ama sonuçta o sözünü tutmamış ve siz de boyun eğmiş olursunuz. Ya da katılmazsınız bu oyuna. Çünkü boyun eğdiğiniz takdirde bu düzenin parçası olursunuz. Artık diğeri kadar siz de ortaksınızdır bu çalışma şeklinin, bu çarpık düzenin devamına. Zaten bir kere boyun eğdikten sonra da artık işiniz şansa kalmıştır. Her an başka sorunlar patlak verebilir.

Kayık1934 projesinde etik olmak son derece önemli. Yani ilkeler ve değerler. Sadece yüz yıl öncesinin yelkenlisini yapmıyorum. İlkesel ve etik yapılması gerektiğini de savunuyorum. Bir bakıma geçmişin değerlerinin de peşindeyim. Dolayısıyla bu oyunun, bu çarkın parçası olmayı reddettim. Para değil mesele. Bulunur. Mesele böyle bir düzenin, bu çarkın parçası olmamak. Bu kayık bitecekse temiz bitecek, bu çarpık uygulamalara boyun eğmeden.

Sonuçta ilkeler ağır bastığından kayığımızı aldık, yuvasına, Bodrum’a getirdik. Deniz manzaralı eski bir zeytinliğin içine. Zaten böyle bir sorun çıktıktan sonra kalmak saflık olurdu. Bu önemli bir proje. Bir toplumsal ve ekolojik farkındalık projesi. Özen gerektiriyor. Usta dönemi bitti. İki kere denedim, yeter. Kendim bitireceğim. Amatörüm ama deneyimsiz değil. Artık sarılma aşamasındaki bir kayığı bitirmek o kadar da zor değil. Üstelik amatörler daha fazla özeniyor.


Evet, bu son olay içimdeki coşkuya, heyecana darbe vurdu. Güzel şeyler yapmaya çalışmak bu kadar da zor olmamalı, bu kadar mücadele gerektirmemeli. Diğer yandan, taşıma sırasında, başta Bodrum Belediyesi yetkilileri ve çalışanları olmak üzere birçok kişi yardımcı oldu. Zor bir operasyonu başarıyla gerçekleştirdik. Sadece kayığı değil, tüm ağaçlarımızı da taşıdık. Herkese teşekkür ediyorum buradan.

Kayık projesi gerçekten bir yolculuk oldu şu ana kadar. Hatta bir sınav. Önceliklere, neyi seçmem gerektiğine dair bir sınav. Mükemmel olmaya çalışmıyorum, böyle bir iddiam yok, sadece elimden geldiğince ilkeli ve etik olmaya çalışıyorum. Gözümden kaçan durumlarda da uyarıldığımda gerekeni yapacağım. Ama hiçbir zaman ne yapalım bu dünyanın düzeni böyle diyerek yanlış uygulamaların, bozuk düzenin parçası olmayacağım. Daha fazla çalışmak zorunda kalabilirim, masrafım da artabilir ama ufak da olsa bir şeylerin düzelmesine katkıda bulunacaksam, bunun yolu ilk önce ilkeli davranmaktan geçiyor. Bundan ödün vermeyeceğim.


Kolları sıvadım. Şu anda açık hava atölyemi hazırlıyorum. O bitince kaldığımız yerden devam. Sağ olsunlar, projemizin destekçileri de yalnız bırakmadılar beni bu taşıma sürecinde. Bir kısmı karınca kararınca masrafa ortak oldu. Bir kısmı fiziksel olarak ağaçların taşınmasına yardım etti. Bir kısmı da alet konusunda destek oldu. Bu projeye tamamen yalnız da kalabileceğim ihtimalini düşünerek girdim ama bakıyorum da tam tersi oldu. O halde bu kayık biter.

Kayık1934 - Timuçin Binder























164 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör