Kios.jpg

Tarihsel Seyirler

Düzenlenecek tarihsel seyirlerin içerikleri ve temel nitelikleri 

Tarihsel Seyirler

Teknik Ayrıntılar

Tarihsel canlandırmalarda sadece seyirleri ve rotalarını canlandırıyoruz. O dönemin denizcilik teknolojisini çalışmak istiyoruz. Kaynaklara bağlıyız. En iyi tahmini yapmaya çalışacağız.  

Yelken armasında daha şanslıyız. Tarih boyunca kullanılmış armalara dair bilgimiz fena değil. Ama nasıl kullanıldıklarına dair eksiklerimiz var. Zaten bu deneysel seyirlerin amacı da bu eksiğimizi kapatmak. 

Ege'de M.S. 1200'lere kadar kıç dümeni yok. Bu tarihten önceki canlandırmalarda kayığımızın kıç dümenini çıkartıp onun yerine o dönemin uzun kürek biçimli yandan dümenlerini kullanacağız. 

Bir tek kayığımızın gövde formunu değiştiremeyiz. Kayığımızın gövdesi bir tırhandil. Erken modern dönem gövdesi. Özellikle kayığımızın kıç biçimi Antik Çağa yabancı ama o dönemin ticaret teknelerinden çok da uzak değil. 

Dolayısıyla, Antik Çağ seyirlerimiz belli bir hata payı içerecek. Ölçümlerimizde bunu dikkate almamız gerekecek. 

Modern Çağ Canlandırmaları

Girit Göçleri ve Mübadele - Spinalonga'dan Bodrum'a 

Girit'in, Bodrum denizciliğinde önemli bir yeri var.

 

Giritli Müslümanlar 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın ilk çeyreğinde kitleler halinde adalarını terk etmek zorunda kalıyor. Bunların bir kısmı Bodrum'a yerleşiyor.

 

Ama Bodrum - Girit bağlantısı Tunç Çağı'nda başlamıştır. Bu Antik Çağ'da da sürmüş, Karya ve Girit her zaman yakın olmuşlardır. Ünlü Karyalı kadın amiral Artemisia baba tarafından Karya-Yunan, ana tarafından Giritli'dir. Bu kadar eskidir bu bağ. 

Girit'in bu projede de özel bir yeri var. Proje Bodrum'un Giritli mahallesi olarak anılan Kumbahçe mahallesinde doğmuştur.

 

Projenin başlamasına büyük katkısı olmuş Zehra Denizaslanı Girit ve Yunanistan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği başkanıdır. 

Proje sahibi de bu mahallede büyümüş, ilk denizcilik deneyimlerini bu sahilde edinmiş, ilk denizcilik bilgilerini Girit kökenli denizci ve kaptanlardan almıştır.

 

Bir Kumbahçe, Bodrum, Ege projesi olarak bir amacımız da Girit denizciliğini ve katkılarını da anmak. 

Girit_edited.jpg

Girit Adası

Giritli Müslümanlar Girit'teki 1897-98 iç çatışmalarından sonra adayı terk etmeye başlamış ve bu 1924 Mübadelesi'ne kadar sürmüştür.

 

Bu yöreye gelen göçmenlerin büyük kısmı ilk önce İstanköy adasına ve oradan da zamanla  Bodrum ve civarına yerleşmiştir. Denizci kökenliler genelde burada kalmış ve yörenin denizciliğinde önemli rol oynamıştır. 

Bu göçler sırasında denizci Giritliler kendi yelkenlileriyle gelmiş. Kimi yirmi metre, kimi yedi, sekiz metre yelkenlilerle.

Zorlu dönem, tüm taraflar için. Acı ve zorluklar. Doğup büyüdüğün yerleri sonsuza kadar terk etmek. Giritlilerin bu yaşadıklarını ve Bodrum denizcilik ve kültürüne yaptıkları katkıyı anmak için bu tarihsel yolculuğu canlandırmayı istiyoruz. 

Osmanlı döneminde Spinalonga Adası 

Elimizde ayrıntılarını bildiğimiz gerçek bir olay var.

 

Bodrum sakinlerinden Hüseyin Şakar’ın dedesi Klavura İbrahim Reis bu göçü kendi yelkenlisiyle yapmış.

 

12 m boyunda sakoleva yelkenli bir piyadeyle. Adı Petras.

 

1897-98 olaylarından bir süre sonra ailesini alıp Girit’in Spinalonga adasından, o sırada Osmanlı yönetimindeki İstanköy adasına gelmiş.

 

Burada yeni bir hayat kurmuş ve yaklaşık yirmi yıl sonra da Bodrum’a yerleşmiş. 

Harita_Spinalonga_BodrumC.jpg

Güney Ege'nin Girit Bodrum arası

Sadece yelken, arkadaşının hediye ettiği pusula ve kendi 

denizcilik deneyimiyle gelmiş. 

Adadan adaya ve saldırganlara dikkat ederek yapılan 120 millik bir yolculuk. İki ufak çocuk, toplam dört kişi.

Boy olarak aynı sayılırız. Yelkenimiz de sakoleva.

 

Spinalonga adasından başlayacağız ama Bodrum’da bitireceğiz. 

 

Hem böyle bir göç seyrinin zorluk ve koşullarını çalışacağız hem de Giritli Müslümanlar adına bir deniz anması gerçekleştireceğiz.  

Türkiye'deki Girit kökenlilerin sayısı dikkate alındığında her yıl gerçekleştirilen bir anma gezisine de dönüştürülebilir.

Klavura İbrahim Reis'in piyadesinin Bodrum Deniz Müzesi'ndeki maketi. 

Kızılhisarlı Mustafa Paşa'nın Eğriboz'dan Göçü - Bodrum'un Yeniden Doğuşu 

Kızılhisarlı Mustafa Paşa, on sekizinci yüzyıl Osmanlı donanmasında önemli bir fırkate komutanı. Denizci.

 

Eğriboz da Yunanistan ana karasının doğu kıyısında, Atina'nın hemen kuzeyinde, neredeyse Girit kadar büyük bir ada.

 

O dönem Osmanlı'nın ana deniz üslerinden biri. Kızılhisarlı da burada.

18. yüzyılın başında Bodrum'a geliyor. Yerleşiyor. Böylece bugünkü Bodrum başlıyor.

 

Bu da Bodrum denizciliği için önemli bir göçtür. Bugün Bodrum'da soyunu Kızılhisarlı'ya götüren birçok denizci vardır.

 

Hatta bu soy bir kaptan-ı derya da çıkarmıştır. Cafer Paşa. Bodrum'da modern çağda ilk gemi yapımı da bu dönemde başlıyor. 18. yüzyılın sonunda da tam kapasite bir donanma tersanesi açılıyor. 

1700'lü yılların sonu Bodrum Limanının temsili tablosu.

Denizden Kurulan Kent: Halikarnassos'tan Bodrum'a

Kızılhisarlı'nın durumunda kayığımız teknik anlamda bu canlandırmaya uygun değil. Aynı döneme ait olmasına rağmen, bizimki ticari yelkenli. Kızılhisarlı, daha büyük kürekli ve yelkenli fırkatelerle gelmiş olmalı. Dolayısıyla ancak Eğriboz'dan Bodrum'a yelken seyrinden oluşan sembolik bir canlandırmayla yetineceğiz.. Burada kültürel ve tarihsel mesaj ön planda olacak.

Kıyılar tarih boyunca tehlikeli. Korsanlar, saldırılar, yağmalar. Uzak durmuş insanlar kıyılardan. Kıyı yerleşimleri genelde denizden dolayı ve denizden gelenler sayesinde başlamış.  Güvenilir ve avantajlı bir yere dönüşünce karadan da katılmışlar.

Bodrum'u da Antik Çağ'dan beri hep denizden gelenler başlatmış. Bu mesajı vurgulamak istiyoruz.  Denizden gelenlerin kurduğu kent. Bir kere değil, birkaç kere.  

Antik Çağ Canlandırmaları

Antik Çağ'da daha fazla göçle karşılaşıyoruz. Çoğu Antik Çağ tarihçilerinin ileri sürdüğü göçler. Doğrulukları tartışılabilir ama bir kısmı arkeolojik bulgularla destekleniyor.

 

Tunç Çağı'na kadar gidiyorlar. Bir kısmı daha çok ticaret. Örneğin, Müsgebi'nin Miken mezarları.

 

Ya da Pylos tabletlerindeki Zepuriya bugün Bodrum kalesinin durduğu Zefiriya yarımadası olabilir mi?

 

Ama kuruluş anlatılarıyla asıl Demir Çağı'nda karşılaşıyoruz.

 

Bir yandan kuzeyden Leleglerin, diğer yandan Kikladlardan Karların, daha da batıdan, Yunan ana karasından da Dorların geldiği ileri sürülüyor.

 

Herodot Halikarnaslıların kökenini Mora'da Argolis'e, Troizen ve Epidaurus yerleşimlerinden gelenlere bağlıyor.  Daha sonra Mısır'da Ptolemilerle de ilişkiler yoğun.

 

Anlaşılan, Karya ve özellikle de Bodrum yöresi popülermiş o dönem. 

Günümüzde de etkisini sürdürüyor bu kuruluş anlatıları. Bodrum'un başlangıcı bugün Lelegler ile Karlara bağlanıyor. Şimdilik Argolis/Dor bağlantısından pek bahsedilmiyor.  

Harita_EgeD.jpg

Bazı tarihsel seyirlerin başlangıç noktaları. Kırmızılar Antik Çağ, beyazlar Orta Çağ/Modern Çağ 

Bu seyirlerin gerçekten yer aldıklarını söylememiz zor. Ama Bodrum yöresinde Karlar var. Lelegler denen bir kültür de var. Hem Girit'ten Minoslular hem de Mikenler bu yöreye gelmişler. Ayrıca Dorlar da gelmiş. 

Kökleri derinlerde bir geçmişi var Bodrum'un. Bu geçmişe dair tarihsel ve kültürel duyarlılığı arttırmak için bu yerlerden Bodrum'a temsili seyirler düzenleyeceğiz. Bilgimizi arttırmak için de o dönemin yelken arması ve dümen mekanizmasını kullanacağız.

 

Seyirlerimizi mini seminer veya konferanslarla ya da tarih atölyeleriyle de zenginleştireceğiz. Bunları ya antropoloji/arkeoloji eğitimi almış ve yörenin tarihini çalışan proje sahibi üstlenecek ya da bu deneyimlere zamanını ayırmak isteyen uzmanlardan yararlanacağız.

 

Amaç hem Bodrum'un hem de yörenin tarihsel kimliğine katkıda bulunmak hem de çok farklı bir deneyim içinde bilgilenmek. 

Antik Çağ yelkenli replikalarını çalışan 360 Derece grubunun yaptığı replikalardan biri seyir sırasında.