Harita_Bodrum_01A_edited.png

Kayık  1934

motorsuz ekolojik yelkenli

Bir Ekolojik Yaşam Projesi. Kısaca projenin içeriği ve genel nitelikleri

T. Spratt tarafından yapılmış 1847 tarihli Birleşik Krallık Admiralti haritasında Bodrum tasviri

"İlk kez on yaşında çıktım denize. Yetmişli yılların ilk yarısıydı, Bodrum'da mavi yolculukların ilk yılları.

Bomboştu ortalık. Bazen bir, iki gün ne bir tekne ne de bir insan, sadece biz olurduk koylarda.  İnsanları gezdiriyorduk. Yoruluyordum. Çoğu gece yattığım yeri bilmezdim. Çocukluğum ve ilk gençliğim böyle geçti...

Başaltını göstermişti babam yatmam için. Vakit gelince yattım. Ama tavanla aramda on santim ya var ya yok. Sanki tabuttayım. Yok, dedim, olmayacak. Aldım yatağı, attım güverteye. Tekrar uzandım ve ne göreyim, tepemde binlerce yıldız. Öyle bakakaldım bir süre, dalıp gidene kadar. Yatış o yatış, bir daha başaltına dönmedim."                                                                    Timuçin Binder

Timuçin Binder Cihat Kurutaş Odysseus 1970ler

Baba oğul seferde. Cihat Kaptan (Kurutaş)

Bir Ekolojik Yaşam Projesi - Motorsuz Ekolojik Yelkenli

Farklı Yaşamak Mümkün

O çocuk büyüdü. Deniz ve doğada. Ardından modern yaşam. Okudu. Çalıştı. Ama o ilk yaşamını, onu hiçbir zaman unutmadı, farklı bir yaşamın olabileceğini.

Büyüdüğü dünya bozuldu, bozulmaya da devam ediyor. Modern yaşamı sevmedi. Bencil, tüketici, baskıcı, yayılmacı ve saldırgan buldu. Farklı yaşamlara izin vermiyor. Bozuyor. Yok ediyor. Farklı olanı, farklı habitatları, dünyayı. Ve de bizi, insanları.

Tek seçenek mi modern yaşam? Hayır, farklı yaşamak mümkün. Doğayla ve kendi doğallığımızla uyum içinde, dünyamızın diğer yaşamlarıyla uzlaşarak. Ve paylaşarak, diğer yaşamlarla paylaşarak, en az zararla yaşayarak.

 

Biz bir grup insan bunun için bir araya geldik, farklı bir yaşam için, ekolojik yaşam için. Ve bir kayık yapmaya giriştik. Bir yelkenli.

Bodrum'un Geleneksel İş Kayıkları - 1960'ların sonu

1960'lar Bodrum limanında iş kayıkları

Ekolojik Yaşamak istiyoruz

Motorsuz ve ekolojik bir yelkenli düşündük. Bizim gibi düşünenler, hissedenler, bizim gibi yaşamak isteyenler için yerel bir mekân. Modern hayatın getirdiği kalıpları ve kısıtlamaları takmadan, onlara direnerek, doğru bildiğimiz şekilde yaşamak için. Elden geldiğince az zararla, dünyamızla ve kendi bedenselliğimizle uyum içinde.

Sadece yaşamakla kalmayacağız, göstereceğiz, ekolojik yaşamı göstereceğiz. Çünkü bizim gibi düşünenler, bir şeylerin yanlış olduğunu hissedenler olduğunu biliyoruz. Sadece sözle değil, eylemle. Onları yelkenlimize davet edeceğiz. Beraber keşfedeceğiz, konuşacağız, dans edeceğiz, öğreneceğiz. Eylemle öğreneceğiz başka türlü yaşamanın mümkün olduğunu.

Mücadele de edeceğiz, dünyamızın kentler dışındaki doğal alanlarının, içindeki canlılarıyla birlikte tamamen yok olmaması için. Direneceğiz. Farklı yaşayarak direneceğiz. İşte bu kayık bunun için yapılıyor, elimizi, en azından kendi yöremizde taşın altına sokmak için.

Projemizle İlgili İlk Anda Bilmeniz Gerekenler

  • Bu bir ekolojik sorumluluk ve direniş projesi. Ne ticari bir girişim ne de keyif için bir yelkenli yapıyoruz.

  • Bu projenin özünde ilk önce mutlu olmak var.  Yaşamayı mutlu olma sanatı olarak görüyoruz. Bunun yolunun da ekolojik olmaktan geçtiğini düşünüyoruz. 

  • Ekolojik olmaktan derken bir zihniyetten, yaşama farklı bir şekilde bakmaktan bahsediyoruz. Aşağıda açıklıyoruz bunu.

  • Sadece konuşmak değil amacımız. Yaşamın eylem olduğuna, öğrenmenin ve değişimin uygulamayla geldiğine inanıyoruz. O yüzden projeye fiilen katılıma önem veriyoruz. Bir şeyi yaşamadan ne sevebiliriz ne de koruyabiliriz.

  • Bu yelkenli bir ekolojik yaşam mekânı olacak. Kültürel değişim mekânsız olmaz. 

  • Bu proje, yaratıcısının birikimiyle başladı ve neredeyse tamamen bireylerden oluşan destekçilerinin katkılarıyla yürüyor. Bize benzer düşünen herkese açığız. Siz de katılabilirsiniz.

  • Destek katkılarını bağışlar olarak düşünmedik, bir tür takas sistemi düşündük. Siz bize, biz size vereceğiz. Daha fazla bilgi ve nasıl katkıda bulunacağınız için aşağıda destekle ilgili kısa bir bölüm hazırladık.

  • Ticari değiliz dedik, ekolojik bir mekân olarak yarattığımız motorsuz ekolojik yelkenlimiz sadece destekçilerimize açık olacak. 

Nedir Ekolojik Yaşam?

Sadece doğru yaşamak değil derdimiz. Doğru ne? En az zarar. Evet, en az zarar ama ilk hedefimiz mutlu olmak. Mutsuz insan nasıl diğerlerini düşünebilir? Modern yaşamın sahte yapay mutlulukları değil, bedenimizle, duyularımız ve duygularımızla hissedebildiğimiz bir mutluluk.

Mutlu olma sanatı olarak bakıyoruz ekolojik yaşamaya. Masalsı bir dünyayı, bize hep masallarda var olduğu anlatılmış bir dünyayı mümkün kılan bir sanat. Başka dünyalarda veya öldükten sonra değil, bu dünyada mümkün kılan. İki temel kavramımız var ekolojik yaşam deyince: Doğa ve Beden. 

Selimiye'de Güneşin Doğuşu

Ekolojik Yaşam: 

İlişkisel bakabilmektir: Doğa çeşitliliktir, bir ilişkiler bütünüdür. Yaşamı sadece kendi üzerinizden değil, içindeki tüm ilişkilerini görerek ve bu ilişkilerin gereğini yerine getirerek, yani kendi dışınızdaki canlı ve cansızları umursayarak yaşamaktır.

Paylaşmaktır: Bu dünyanın sadece bizim için olmadığını, diğerleriyle de paylaştığımızı, en az bizim kadar diğerlerinin de hakkı olduğunu anlamak, sorumlu ve sınırlı tüketmektir.

Uyum ve Uzlaşmadır: Doğaya hükmetmek, onu fethetmek değil, onunla uzlaşarak ona uyum sağlamaktır. Etik, yani dürüst olmayı, tüm dünyayı ve tüm canlıları kapsayacak şekilde genişletmektir.

Bedenselliktir:  Yaşam bize, milyonlarca yıl sürmüş bir evrimin sonucu bedenimiz üzerinden gelir. İlk evimizdir. Sağlıklı ve mutlu yaşamak için bedenimizi özgürce kullanarak yaşamalıyız. Yaşamak bedensel eylemdir ve yaşamadan bir şeyi ne sevebiliriz ne de koruyabiliriz.. Ekolojik yaşam, modern yaşamın bedenimiz üzerindeki tahakküm ve sömürüsüne direnmektir.

En az zarar ilkesi:  Doğada mükemmel uyum veya denge yoktur. Her şey birbiriyle çatışır, birbirine zarar verir.  Doğa akıştır, sürekli değişen bir akış. Mükemmellik fikri, modern hayatın insanı baskı ve kontrol altında tutmak için uydurduğu sahte bir hedeftir. Mükemmel uyumu yakalayamayız ama en az yanlışı hedefleyebiliriz, yanlışlarımızı ayıklayarak yaşayabiliriz.

Gökova'dan Bir Koy

Neden Ekolojik Yaşam?

Mutlu olmak için: Kentlerde değil, doğada evrildik. Bedensel özellik ve becerilerimiz doğada gerçekleşmiş çoook uzun bir evrimin ürünü. Doğayla aramızda bir bağ var ve bu bağ üzerinden kendimizi beslediğimiz zaman çok daha mutluyuz. Modern yaşamın yapay ve çoğu kez sahte mutlulukları bunun yerini alamıyor. 

Yapay ve sahte bir dünyada değil, doğal yaşamak için: Duvarlar arasında yaşıyoruz. Bir yandan fiziksel duvarlar bir yandan da ideolojik duvarlar. Bir kısmı da modern yaşamın tetiklediği hırs, bencillik vb zayıflıklarımızın ördüğü duvarlar. Ne kadar güzelleştirilse güzelleştirilsin toplama kampı misali sıkışık ve kontrolcü bir dünyada yaşamak istemiyoruz. İçinde evrildiğimiz doğayla bağımızı tamamen kopartmadan, çok daha açık alanlarda serbestçe yaşamak istiyoruz.

Daha az zarar vererek yaşamak için: Diğer canlıların yaşam haklarını gasp etmeden, aksine gözeterek ve bu dünyaya en az zararı vererek yaşamak istiyoruz. Ekonomik gerekçelerle iki yüzlü ve bencilce davranmaya zorlanmak istemiyoruz. Para hırsımız ve sorumsuz tüketim alışkanlığımız dizginlendiği takdirde çözüm hiç de zor değil.

Yereli ve dolayısıyla çeşitliliği korumak için: Yaşamın özü benzeşme değil, farklılaşma. Her yerin birbirine benzemeye ve herkesin aynı şeyi yapmaya zorlandığı bir dünyada yaşamak istemiyoruz. Her yerin 

kendi özellik ve dinamikleriyle sürmesini ve fiziksel olarak bir yerin, düşünsel olarak da dünyamızın yerlisi olmak istiyoruz. 

Modern yaşamın sebep olduğu ekolojik krizde dünyamıza yardım etmek için: Gezegenimiz, yani içindeki canlılar, büyük ölçüde bizim yaşam tarzımızın tetiklediği ciddi bir ekolojik krizle karşı karşıya. Sadece iklim değişimi de değil, dünyamızın kaynaklarını düşüncesizce tüketiyor, hem kendimizin hem de diğer canlıların yaşam kalitesini bozuyoruz. Teknoloji maalesef bu krizi çözemiyor. Sorun yaşam tarzımız. Daha az tüketerek ve daha fazla umursayarak yaşamalıyız. 

Neden Motorsuz Yelkenli?

Ekolojik yaşam hedefimiz için yüz yıl öncesinin yelkenlisi sakoleva tırhandili seçtik. Şu anda onu yapıyoruz. Orijinal haliyle. Motorsuz ve o günün teknolojisiyle. Bu tür bir yelkenli, ekolojik yaşam için en uygun mekânlardan biri. 

Bedensellik için:  Ekolojik yaşam bedenlerimizi kullanarak yaşamak demek. Geleneksel yelkenliler bu anlamda kara mekânlarından çok daha iyiler. 

Doğayla doğrudan ilişkiye geçmek için: Bir geleneksel yelkenli insanı doğaya en çok yaklaştıran nesne. Sadece bedeni çalıştırmıyor, o bedeni doğayla fiziksel, düşünsel ve duygusal

ilişkiye sokuyor. 

Ekolojik yaşamı uygulamalı göstermek için:  Amacımız sadece ekolojik yaşamak değil, bu yaşam tarzını göstermek, tanıtmak ama bunu sözle değil, uygulamalı yapmak. Doğaya yakınlığı ve beden kullanımını dayattığından, motorsuz 

geleneksel yelkenli bu amaç için en ideal araç. 

Ekolojik olduğu için:  Motorsuz ve düşük teknolojili olduğundan ve modern yapım yöntemlerine dayanmadığından, bu tür bir yelkenlinin hem atmosfere hem de doğamıza yükü çok az. 

Yer değiştirebildiği için: Yerleşiklik insanın çeşitlilik arayışı arzusunu ve eylemselliğini sınırlıyor. Zaman içinde sahiplenmeye de yol açıyor. Yelkenli bir deniz aracı bu sorunu büyük ölçüde çözüyor. 

Geleneksel Kayıklar

Geleneksel Kayıklar (Kaynak henüz tespit edilemedi)

Neden Sakoleva Yelken?

Aşağıdaki fotoğraflarda görülen yelkenin adı sakoleva. Kayıtlarda ilk kez neredeyse iki bin yıl önce görülüyor. Ege Denizinde 1950'lere kadar kullanılmış ama bizim istediğimiz türü 1930'lardan sonra görülmüyor. Artık yetişkin çağında bu yelkeni kullanmış denizci bile kalmadı. Kayığımızın ana yelkeni sakoleva olacak, dolayısıyla arma da. Neden artık var olmayan bir yelken seçtik kayığımız için?

Neden artık var olmayan bir yelken seçtik? 

Meraklı olduğumuz için:  Geçmişin yelkenlerini ve bu yelkenleri nasıl kullandıklarını merak ediyoruz. Ve de bu yelkenlerle yapılan denizciliği. Bu ilginç yelkeni deneyip öğrenelim istedik. Sadece bunu da değil, başka yelkenler de deneyeceğiz. Meraklıyız.   

Teknolojik yelkencilikle değil, doğal yelkencilikle ilgilendiğimiz için:  Karşı değiliz ama teknolojik performans yelkenciliğiyle ve bunun başlıca bileşeni markoni yelkenle ilgilenmiyoruz. Projenin yaratıcı olan ben zaten yıllarca markoniyle seyir yaptım. Artık ilgimi çekmiyor. Yarışa da meraklı değiliz. Bedenlerimizi ve dolayısıyla zihinlerimizi daha çok zorlayacak ve bizi şaşırtacak yelkenler istiyoruz. Performans birinci önceliğimiz değil, bizi bedenlerimizle en çok buluşturan yelkencilikle ilgileniyoruz.  Sakoleva bu anlamda epey doğru bir seçim. Hakkında hiçbir şey bilmiyoruz ve epeyce bedensel katılım isteyen bir arma.  

Ege'nin Geleneksel Denizcilik kültürünü yaşatmak için: Sakoleva yelken Ege Denizciliğinin kare yelkenden sonraki en eski yelkeni. Bizim yöremizin de özellikle on sekizinci yüzyıldan itibaren çok fazla kullanılmış yelkeni. Tamamen unutulmadan tekrar canlandırmak istedik bu kültürü. Sadece bu yelken armasıyla sınırlamayacağız kendimizi. Yelkenlimiz farklı armalar deneyecek şekilde tasarlandı. Zaman içinde diğer yelken armalarını da deneyeceğiz.

Farklı bir kayık, farklı bir yelkenli göstermek için: Her şeyin birbirine benzemeye başladığı dünyamızda limanımızda farklı bir şey olsun istedik. Ayrıca yöremize, replika da olsa bir anıt-kayık veya anıt-yelkenli kazandıralım da istedik. 

Geleneksel Denizciliği temsil eden bir Okul Gemisi olsun istedik: Her ne kadar Bodrum'da bir okul gemisi varsa da, bu bir parça yeni dönemi temsil ediyor. Daha eskiyi ve geleneksel denizciliği temsil eden bir okul gemisi de olsun istedik. Biraz ufak, sadece 11.5 metre, ama gücümüz bu kadarına yetti.

1930'lardan Sakoleva Yelkenli Kayık

1930'lardan bir Yunan sakolevası (Naftotopos arşivinden)

Sakoleva _Basit

Kayığımız, en basit sakoleva arma planıyla böyle olacak. Plan ölçeklidir ve ihtiyacı olacak tüm arma çizilmiştir.  

Projenin Hedefleri

Projemiz için bazı hedefler belirledik. Ana hedefimiz ekolojik yaşamak ve bu yaşamın tanıtılması, bunun için mücadele edilmesi. Aşağıdaki ilk iki hedef bunu içeriyor.  Ardından, ekolojik yaşam hedefimiz için seçtiğimiz araç bir motorsuz yelkenli olduğundan haliyle doğal ve geleneksel denizciliğin korunması ve yaşatılması da hedeflerimiz arasında yer alıyor. Aşağıda hedeflerimizi önem sırasına göre biraz daha ayrıntılı açıklıyoruz. Daha da ayrıntılı açıklamalar için ana sayfalarına gidebilirsiniz.

Ekolojik Yaşamın Tanıtılması

Son yıllarda dünyamızı çok hoyratça kullanıyoruz. Gezegenimizin ekolojik ilişkilerini alt üst ediyor, sadece kendimize değil, diğer canlılara da zarar veriyoruz.

 

Yöremiz de büyük bir yapılaşma saldırısı altında, doğamız gözlerimizin önünde yok ediliyor. 

 

Doğayla uzlaşma ve uyum içinde, en az zararla yaşamak istiyoruz ama sadece yaşamayacağız, ekolojik yaşam ve ekolojik insanı anlatacağız.

Kayığımızı bu amaç için kullanacağız. En başta çocuklara ve gençlere olmak üzere çeşitli çalışmalar, atölyeler ve etkinlikler düzenleyeceğiz. Bunların bir kısmını katılımcılarımızı kayığımızla bizzat doğaya götürerek yapacağız.

Daha fazla bilgi için:  

Fransa'dan An Durzunel

Fransa'dan bir geleneksel yelkenli. An Durzunel. (Kaynak henüz tespit edilemedi.)

Orijinal Mavi Yolculuk Çalışmaları

Yöremizdeki ekolojik yıkımın önemli bir kaynağı, kontrolsüz, sorumsuz ve aşırı tüketime dayanan tatil anlayışı. Bir zamanlar doğaya uyumlu olan mavi yolculuk deniz turizmi bile bu durumda artık.

 

Tatil, özellikle de deniz tatili doğaya ve kendi dışımızdakilere sorumlu ve uyumlu olarak da yapılabilir. Halikarnas Balıkçısı ve arkadaşlarının başlattığı Mavi Yolculuk fikrini yaşatmaya çalışacağız. 

 

Sadece destekçilerimize açık seyirlerle deniz tatilinin ve genelde tatilin, aşırı tüketici gösterişçi tatil anlayışının tuzağına düşmeden de yapılabileceğini göstereceğiz. Umudumuz bir gün bunun tüm sektöre yayılması. 

Daha fazla bilgi için:  

Odysseus 1970ler

1970'ler teknemiz Odysseus'la Mavi Yolculukta

Yelken Çağı İş Kayığı Replikası

11.5 m boyunda bir yelken çağı tırhandili yapıyoruz. Az kaldı bitmesine.

1850’ler ile 1830’lar arası Ege Denizi yelken dönemini temsil eden, sakoleva armalı, motorsuz bir iş kayığı. Elden geldiğince özgün haliyle.

Böylece bu kültürü yansıtan ve geleneksel denizciliği yeniden canlandıracağımız bir anıt-kayık yaratmış olacağız.​

Daha fazla bilgi ve fotoğraflar için: 

Kayık 1934 Projesinin Tırhandili

Kayığımız yapım aşamasında

Kayık 1934 Projemizin Tırhandili
Kayık 1934 Projemizin Tırhandili

Kayığımız sona yaklaştı. Solda iskele bordası sarılıyor. Sağda bitmiş güvertesiyle.

Kayık1934 projesi kayığımızın ambarı

Kayığımızın ambarı

Geleneksel Denizcilik ve Yelken Araştırmaları

1850-1930 dönemi denizcilik kültür ve yelkenciliğini kavramak için kayığımızla hem kendi armasını hem de farklı yelken armalarını kullanarak çeşitli deneysel seyirlere çıkacağız. Bunların sonuçlarını çeşitli yayın, konferans ve etkinliklerle paylaşacağız.​ Bu alanda, Bodrum Deniz Müzesiyle işbirliği içinde çalışacağız. 

Daha fazla bilgi için:  

Tarihsel Seyirler

Geçmişte yelkenlilerin kullandığı bazı rotaları deneyeceğiz.

 

Araçsız yıldız seyri de dahil olmak üzere geçmişin yön bulma ve seyir yöntemlerini çalışacağız.

Daha fazla bilgi için:  

20. yüzyılın başında sakoleva armalı geleneksel iş kayığı.

20. yüzyılın başında yelkenli bir geleneksel iş kayığı

Projemizi Desteklemek İçin

Bu bir ekolojik sorumluluk ve direniş projesi. Ticari hedef ve kaygılarımız yok. Ama bu dünyada her şey parayla döndüğü için bizim projenin de bir şekilde gelire ihtiyacı var. Bu gelirin kaynağı hem projenin yaratıcısı benden hem de destekçilerimizden gelecek katkılar olacak.

Hayatımın geri kalanını bu şekilde yaşamaya adadım diyebilirim. Ne yapacağız, tekrar hatırlatayım. Ekolojik yaşayacağız. Ondan sonra doğa için uğraşacağız.  Çevre ve yerel kültür için uğraşacağız. Daha sınırlı, sorumlu, saygılı ve etik bir yaşam için uğraşacağız. Yani kendimiz ve gezegenin diğer paylaşanları için uğraşacağız. Ben ve biz böyle mutlu oluyoruz. Doğayla daha fazla ilişkiye girerek, doğada ve bedenlerimizle yaşayarak.

 

Az parayla giriştim bu projeye. Biraz daha param olsun diye beklemedim. Zaman geçiyor. Bir an önce bir şeyler yapmak istedim . O yüzden insanlara seslendim, benim gibi düşünenlerin olduğuna inanarak seslendim. Çağrıda bulundum. Gelin katılın dedim, gücünüz yettiğince. Yanılmadım. Şimdiden küçük bir topluluk olduk. Mutlu oldum. Çünkü asıl hedefim böyle bir topluluk oluşturmaktı. Ufağız ama bizimki gibi ufakların sayısı artarsa, sonunda ufak olmayız artık.

Bağış Değil, Takas

Bağış değil de bir tür takas sistemi düşündüm. Destekçilerimiz projeden yararlansın istedim.  Eğer bizi desteklemeye karar verirseniz, size, verdiğiniz destek oranında seyirler ve etkinlikler vaat ediyoruz. Çeşitli paketler hazırladık. Aşağıda birkaç örnek var. Tamamı için destek sayfamıza gitmeniz gerekiyor.

 

Örneğin, tatile çıkacaksanız bu şekilde değerlendirebilir, böylece çifte mutluluk yaşayabilirsiniz:  hem hiç bir yerde bulamayacağınız harika bir deneyim hem de harcadığınız paranızın yararlı bir projeye aktarılması. Tabii ekolojik yaşam ve denizcilikten hoşlanmanız gerekiyor. Bu arada çok daha fazla içine girmek istiyorsanız projemizin, ki kimi destekçilerimiz şimdiden girdi bile, kapımız her zaman açık. İstediğimiz de bu zaten. Zaten bu hepimizin kayığı olacak. 

Destek paketlerimiz hakkında daha fazla bilgi için:  

Desteğiniz karşılığında ne sağlayacaksınız? 

1.      Çok farklı ve son derece nadir bir kültürel ve ekolojik duyarlılık ve farkındalık projesinin parçası olacaksınız ve adınız sitemizin                    destekçiler sayfasında yer alacak. İstemez misiniz böyle bir girişimin ilkleri arasında olmak?

2.      Araştırma ve çalışmalarımızı desteklemiş olacaksınız. Kitap, belgesel vb ürünlerimizde adınız yer alacak. 

3.      Katkınız yelkenlimizin yapımında gerçekleştiyse, adınız, kayığımıza yerleştireceğimiz plaketin üzerinde sonsuza kadar yer alacak.    

4.      En büyük kazancınız Doğa ve Deniz Seyirlerimiz. Desteğinizin miktarına bağlı olarak size çeşitli paketler sunuyoruz. Tamamını                   destek sayfamızda görebilirsiniz. Örneğin, çok fazla projemizin içinde olmak istemiyorsanız bile, tatilinizi bu şekilde                                       değerlendirebilirsiniz. Böylece tatil seçeneğiniz yararlı bir amaca da hizmet etmiş olur.   

Destek Paketlerimizden Birkaç Örnek

Aşağıdaki örneklerde başlıktaki ilk satır paketin kategorisi, ikinci satır da adı. Karşılık geldiği destek miktarı da en altta. Karar verdiğinizde Destekle yazısına basmanız yeterli, sizi bir forma yönlendirecek. Burada sadece birkaç örnek var, daha fazlası için destek sayfamıza gitmeniz gerekiyor. Zamanla çok daha ilginç ve son derece özel paketler de tasarlayacağız. Modern yaşamdan uzaklaşıp bir süreliğine de olsa ekolojik yaşamak, doğa ve kendisiyle iç içe olmak isteyenler için.

Aşağıda birkaç örneğini sunduğumuz destek paketlerinin fiyatlarına yeme-içme, Türkiye dışındaki liman ücretleri yurtdışına çıkış ve transitlog masrafları dahil değildir. 

 

Otuz yaş altıysanız %50'ye kadar çıkabilen indirimlerden yararlanabilirsiniz. Gerekli bilgi için bizle temasa geçin. 

Destek paketlerimiz hakkında daha fazla bilgi için:  

TANIŞMA
Deniz ve Yıldızlar - T6

Burada yıldız meraklıları için iki gecelik bir geceyüzü deneyimi sunuyoruz. Aletsiz doğal gözlem. Geceyüzü, yani yıldızlar, proje yaratıcısı  kaptanımızın özel ilgi alanlarından biri. Size takımyıldızları, burçları ve yıldızları tanıtacak ve bunlarla ilgili antikçağ mitolojileri ve astrolojilerini anlatacak. Her gece farklı bir yerde demirleyeceğiz.. Şanslıysanız meteor yağmuruna da denk gelebilirsiniz.

Süre: 3 gün-2 gece.

   ₺4500 (1 kişi) / 6750 (2 kişi)

DENİZ VE DOĞA
Gökova / Bozburun - D1

Burada, başlıkta belirtilen körfezlerden birinde olmak üzere, yelken ile doğa/dağ yürüyüşünü birleştiriyoruz. Sabahları 8 ila 12 km yürüyüş yaparak dağları, yelkenle de kıyıları keşfedeceğiz. Doğayı hem fiziksel hem de düşünsel keşfedeceğiz. Ayrıca sayısız antik kalıntı üzerinden tarihi bir dokuyla da karşılaşacaksınız. Size, bu seyir sırasında, aynı zamanda antropolog, arkeolog, denizci ve doğa savunucusu olan, projenin yaratıcısı kaptanınız rehberlik yapacak. 

Süre: 4 gün - 3 gece.

   ₺5000 (1 kişi) / 7500 (2 kişi)

GELENEKSEL DENİZCİLİK
Başlangıç Atölyesi - G1

Bu paket, geleneksel yelkencilik tutkunları veya meraklıları için bir başlangıç atölyesidir. Çıkacağımız en yüksek rüzgar 4 kuvvet olacak. Temel yelken komutları ve terimlerini, yelken arması ilkelerini, makara ve palangaları, temel düğümleri ve örgüleri, hareketli arma ve yelkenlerin hazırlanma ve bakımlarını ve bir parça da geleneksel denizcilik tarihi öğreneceğiz.

Süre: 3 gün - 2 gece

₺5000 (1 kişi) / 7500 (2 kişi)

MAVİ KEŞİF
Deniz, Doğa, Karia - M1

Bu paket, doğa ve yelkene ek olarak tarih ve arkeolojiyle ilgilenenler için. Mavi Keşif paketleri, Mavi Anadolu Hümanizmi akımını başlatmış Halikarnas Balıkçısı ve arkadaşlarının mavi yolculuklarını yeniden canlandırmak için tasarlanmıştır. Bölgedeki arkeolojik kalıntılar ve Mavi Anadolu Hümanizminin ana ilkeleri üzerinden hem antik hem de Roma/Bizans dönemlerini keşfedeceğiz. Bu paket için, antik dönemde Karia'nın birer parçası olan, başlıktaki bölgelerden birini seçeceğiz. Size, bu seyir sırasında, aynı zamanda antropolog, arkeolog, denizci ve doğa savunucusu olan, projenin yaratıcısı kaptanınız rehberlik edecek.

Süre: 5 gün - 4 gece.

 ₺9500 (1 kişi) / 14250 (2 kişi)

MAVİ KEŞİF
Doğa ve Felsefe - M3

Bu paket doğa ve yelkeni, entelektüel sohbetlerle birleştiriyor. Projemizin ruhuna uygun olarak, ekolojik sorunları, ekolojik yaşamla ilgili soruları ve ekolojik felsefeyi araştırıp inceleyeceğiz. Ancak felsefe, tarih, arkeoloji, antropoloji, etik vb. alanlardaki ekoloji dışı konuları da irdeleyeceğiz. Sohbetlerimizi bazen kayıkta kalıp, bazen de kıyıda bir kamp ateşi etrafında yapacağız. Tüm bunları, aynı zamanda antropolog, arkeolog, denizci ve doğa savunucusu olan projenin yaratıcısı kaptanınızla yapacaksınız.

Süre: 5 gün - 4 gece.

 ₺10000 (1 kişi) / 15000 (2 kişi)

ARAŞTIRMA SEYİRLERİ
Ege Geçişi - A2

Bu geleneksel yelken ve denizcilik araştırma projesidir. Belli bir geleneksel yelken armasıyla Ege'yi, Kikladlar yoluyla doğudan batıya ve tekrar geriye geçeceğiz. Sadece yelkenle, motorsuz.. Geleneksel yelken armalarını karşılaştıran çalışmanın bir parçası olarak bu seyri farklı armalarla da tekrarlayacağız. İlki, sakoleva armayla yapılacak. Bu çalışmanın bir parçası olmak istiyorsanız, desteğiniz için bu seçeneği işaretleyebilirsiniz. Seyir sırasında, kayığımızın günlük etkinliklerine katılarak bize yardımcı olacaksınız. Karşılığında, araştırma ekibinin üyeleri arasında adınız olacak.

Süre: 7 gün - 6 gece.

 ₺17500 (1 kişi) / 26250 (2 kişi)

Projenin Yaratıcısı 

Merhaba, adım Timuçin Binder. Her anlamda biçim aldığım yere gelince, Güney Ege’nin doğasında büyüdüm. Merkez Bodrum'du. Ama 1970’lerde çocuk yaşta deniz turizmiyle, mavi yolculuk turizmiyle tanıştığım için bol bol denizdeydim. Bir de her fırsatta dağlarda.

Eğitimime gelince, haliyle sadece doğada büyümedim, çocukluğumdan beri bol bol okudum, araştırdım, öğrendim. Orta, lise Bodrum’da, devlet okulunda. Üniversiteyse, ABD'de Purdue Üniversitesi Makine Mühendisliğinde başladım ama son yılımda vazgeçip tekrar denize döndüm. Daha sonra UC Berkeley Üniversitesi'nde baştan başlayıp antropoloji ve arkeolojiden mezun oldum.

Çok şeyle uğraştım, biraz dağınık da yaşamış olabilirim. Çeşitli meraklarım oldu, çeşitli konulara daldım ama bir merakım hiç değişmedi. Doğa. Zaten kendimi de doğa insanı, ekolojik insan olarak tanımlıyorum. Her zaman doğada oldum bir şekilde. Bedenen olmasa, manen, kafamın içinde bir yerlerde.

Ama son yıllarda bu biraz değişti. Modern yaşamın getirdiği büyük değişim, doğaya, ekolojik yaşama verdiği zarar ve bunu sorumsuzca, hiçbir değeri, ilkeyi düşünmeden, genellikle sadece para hırsı için yapmaya başlaması beni çok rahatsız etmeye başladı.

Sonunda bir şeyler yapmaya karar verdim ve bu proje çıktı ortaya. Tek başıma giriştim buna ama şimdi bir biz olduk. Küçük bir grup. Umarım daha da büyüyeceğiz.

Bu yelkenliyi keyif için yapmıyoruz. Elbette keyif de alacağız. Keyifsiz olur mu? İlk önce yaşamamız ve mutlu olmamız gerekiyor. Demek istediğim, amacımız sadece kendi mutluluğumuz değil.

Bu bir ekolojik sorumluluk projesi her şeyden önce. Tutkumuz doğa, hem doğal yaşamak hem de doğa için bir şeyler yapmak, becerebilirsek, insanların bir parça farklı düşünme ve yaşamalarına katkıda bulunmak.

Daha fazla bilgi için: 

Kayık 1934 Projesinin Yaratıcısı Timuçin Binder