top of page
10369744_10152417134863446_1827234712185

Anıt Kayık - Müze Kayık

İlk hedef: 1930'lara ait motorsuz, sadece yelkenli bir Anıt-Kayık yapmak.

Foto Naftotopos sitesinin arşivinden 

Anıt-Kayık

Eski ya da eskiyi canlandıran replikalar limanlarına tarihsellik katarlar, derinlik kazandırırlar. Bodrum maalesef bu tür anıtsal deniz araçları açısından zayıf. Bu alanda ilk gelişme Mehmet Baş'ın, 1962 Ziya Güvendiren yapımı Aksona adlı süngerci kayığına kazandırdığı anıtsal statüdür.

Anıtsal kayıklar artık yok denecek kadar az olduklarından bu boşluk ancak replikalarla doldurulabilir. Yunanistan'da böyle bir replika çalışması var. Bodrum'da da 2014'te Mustafa Özkeskin bir eski tırhandil replikası yapmıştır. Ben de tırhandile geleneksel bir arma tasarladım ve Ararat Kaya'nın yardımıyla bu armayı kurduk.

Başka örnekler de var. Geleneksel denizciliğin başka bir taraftarı ama maalesef artık aramızda olmayan Cem Gür, uzun bir çalışmadan sonra, İzmir civarında motorlu da olsa özgün bir tırhandil yapıp denize indirmiştir. Bir başka örnek de Karadeniz'dendir. Giresun'dan Murat Gül Usta motorlu ama gerçek armasıyla bir Karadeniz takası replikası yapmıştır. 

 

Bunlar bence geleneksel denizcilik kültürünün korunması için çok önemli atılımlar. Benim de ilk hedefim böyle bir replika. Diğerlerinden tek farkım, çıtayı biraz daha yükseltip replikayı bir de motorsuz yapıyorum.  

Seçtiğim yelkenli tipi en son doksan yıl önce var olmuş bir sakoleva tırhandil ve bunu o günkü haliyle denize indirmek istiyorum. Yani motorsuz, tamamen yelkenle giden bir iş kayığı olarak. Bu açıdan hem Bodrum ve Türkiye'de hem de muhtemelen tüm Ege'de şimdilik tek örnek olacak.

1938'de Bodrum limanında yelkenliler  Sailing work boats in Bodrum in 1938

1930'lar Bodrum limanı. İrili ufaklı çeşitli yelkenli iş kayıkları demirlemiş.

Müze Kayık

Bir anıt-kayık aynı zamanda bir tür müze-kayıktır. Ben de tüm bileşenleriyle 1930'ların kayığını yaratarak ilgilenenleri geçmişin denizciliğiyle tanıştıran bir yelkenli çıkartmak istiyorum ortaya.

Tırhandil olarak gövdesi yabancı değil. Ama sakoleva arması, yani yelkenleri, halatları, boğataları, makaraları, palangaları, denizci bağ ve örgüleri ve diğer aksamıyla  bir denizcilik müzesi sergisini andıracak.

 

Bu işlevini, denizcilik bağları, halat veya tel örme, makara ve palanga kurulması gibi geleneksel denizcilik atölyeleriyle destekleyeceğim. Kullanımla ilgili atölyeler, yani seyir atölyeleri de düşünüyorum. Böylece sadece ziyaret edilen değil, aynı zamanda yaşayan ve yaşanılan bir yelkenli yaratmak istiyorum. 

 

Bu alanda beni en azından lojistik anlamında destekleyen ve Danışma Kurulunda yer aldığım Bodrum Deniz Müzesiyle de iş birliği yapacağım.  

1960'lar Bodrum limanında bir tirhandil A trehandri in 1960s Bodrum harbour

1960'lar Bodrum limanında bir tırhandil. Ana randa yelkeni ve floğuyla tam arma. Muhtemelen bir süngerci kayığı ve artık içinde makine de var. Arka planda Bodrum kalesi.

Elçi-Kayık

Bir anıt-kayık aynı zamanda bir elçi kayıktır. Her şeyden önce geçmişi bugüne taşıdığı için geçmiş denizciliğin elçisidir. Ama bunun ötesinde elçilik işlevleri de yüklenecek.

 

Ziyaret edeceği yer ve limanlarda hem geleneksel denizciliğin elçiliğini hem de doğa ve denizin elçiliğini yüklenecek. Yerküremize, onu paylaştığımız canlılara ve kentlerimiz dışındaki habitatlara daha duyarlı yaklaşmamız gerektiğinin mesajını verecek. 

Ekolojik elçilik işlevini göz ardı etmemek gerek, geleneksel denizcilik doğası itibarıyla doğaya en uyumlu denizcilik türü ve bu projenin/girişimin en önemli hedefi ekolojik duyarlılığı arttırmak olacak.

Bodrum limanında gangava kayığı A gangava sponge boat in Bodrum

Bodrum limanında bir gangava sünger kayığı. Bordasında gangavası duruyor. İçinde motor gözüküyor. Dolayısıyla fotoğraf muhtemelen en erken 1950'lerden.

bottom of page