İki Yüz Elli Altı Yıllık Grafiti


Grafiti. 256 yıllık. Üzerinde iki isim ve bir tarih. Biri Richard Chandler, 1765 yılında Latmos Dağı’ndaki İsa Mağarasının yerini bulan ve buradaki freskleri günışığına çıkartan İngiliz. Diğeri yardımcısı. Fresklerin yanına kurşunkalemle not düşmüş. Bu hafta sonu bu grafitiyi görmek için Latmos’taydım.

Mağarayı çok önceden bulmuştum. Buldum diyorum, çünkü gördüğüm fotoğraflardan kendim arayarak buldum. Birilerine de sorabilirdim. Ama kendim arayıp bulmayı daha çok seviyorum. 256 yıllık grafiti uğraştırdı ama onu da buldum sonunda. Herhalde bu fresklerin etrafının bu kadar çok başka grafitiyle dolacağını düşünmemişti Chandler.

Ne diyeyim? Epey etkilendim. İki farklı insan, biri 1765'ten diğeri 2011'den, aynı mağarayı aramışız ve bizi birleştiren bir grafiti. Sanki ellerimiz birbirine değmiş gibi hissettim. Neden bilmiyorum, fresklerle aynı duyguya kapılmadım. Onlarda böyle bir buluşma hissi yaşamadım. Herhalde Chandler’la eylem ortaklığımız bu duyguya yol açtı. Bana pek keşfedilecek bir şey bırakmamışlar ama sonuçta ben de bir tür kâşifim. Arayıcı, bulucu. Yön bulucu, yer bulucu.

Bu yaz Kayık1934 projemizden artan zamanımın büyük kısmını Bafa Gölü’ne bakan Latmos Dağı’nda geçireceğim herhalde. Dağ ve Deniz. Başka türlü düşünemiyorum yaşamımı. Arşipelli olmak da bu değil mi? Ege’nin denizcisi her zaman bir parça da dağlı olmuş.

Latmos Dağı’nın Bafa tarafında en az üç antik kent var. Bunlardan biri Latmos, muhtemelen en eskisi. Burası da komşu Herakleia’da olduğu gibi surlarla çevrili ama büyük kısmı gitmiş. Kuzey kalesi fena durumda değil gerçi.

Latmos bir dönem de Bizans yerleşimi olmuş. Aslında Roma/Rum demek gerek ama on altıncı yüzyıl tarihçileri hiçbir zaman var olmamış bir Bizans İmparatorluğu terimi icat etmişler, onu kullanıyoruz artık.

Latmos Dağı Hıristiyan manastır yaşamıyla da meşhur. İki tane şapel var.

Biri bir kaya kovuğuna, diğeri de bir mağaraya yapılmış. Pantokrator şapeli ve İsa Mağarası.

Sekizinci yüzyıldan olduğu tahmin edilen freskler haliyle biraz zarar görmüş. Şimdi hedefim, herhalde önümüzdeki hafta, Latmos’un arkasındaki Stylos manastırının freskleri.

Kayik1934.org - Timuçin Binder

69 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör