top of page

Sonunda Omurga Sorunumuzu da Çözdük

Ve sonunda kayıktaki en büyük derdim, en büyük stresim de sona erdi. Evet, bir yandan Deniz Bitiyor teması üzerinden ekolojik mücadele üzerine yazılar yazıyorum ama bir yandan da kayığı da götürüyorum. Bu sefer de ara verip kayıktaki son gelişmeleri anlatayım.

 

Yoğun geçti Temmuz. Bir kere kalafat vardı. Hem bordalar hem de güverte. Bordalar bitti, güverte de bitmek üzere. Yaz sıcağı zorluyor, sabah ve akşam üstü çalışıyor ustamız, Mehmet Ertop usta. Ama o en büyük derdim kalafat değildi. O normal prosedürün parçasıydı. Omurgaydı baştan beri en büyük stresim.

 

Kayığın öyküsünü baştan beri takip edenler bilir. Bir ustayla başlamıştık bu projeye. Amacım kendi başıma tekne yapmak değildi. Usta gövdeyi yapacak, ben de diğer işleri ve armayı yapacaktım.

 

Beklediğimiz gibi gitmedi. Meğer artık pek ustalık yapmayan, müşterilerini tuzağa düşürüp para kazanan birine denk gelmişiz. Uzatmayayım, yürümedi, bir süre sonra uyandık olaya ama tabii eldeki para gitmiş ve kayık da daha hâlâ çok başlangıç aşamasındaydı. İşte o zaman kolları sıvayıp bu daha önce hiç yapmadığım işe girişmiştim. Zaten para da gittiğinden başka çarem de yoktu. Ya vazgeçecektim ya da kendim girecektim işe.

 

Kayığın sadece iskeleti vardı elimizde, o da bir kısmıydı ve olan kısım da henüz yerine tamamen monte edilmemişti. Bir sürü bileşeni eksik olduğu gibi, bazıları da sorunluydu. Bunlardan biri de omurgaydı. Daha ilk aldığım andan itibaren şüphelenmeye başlamıştım omurgadan.


Beyazlar tamirattan önce dıştan tespit ettiğimiz çürükler
Beyazlar tamirattan önce dıştan tespit ettiğimiz çürükler

Gözüme garip gözüküyordu ama usta değildim, ne anlardım ben. Meğer varmış bir sorun. Zaten Bodrum’dan genç ve tanınmış bir tırhandil ustası arkadaşımız da uyarmıştı beni bu konuda. Tesadüfen ustanın atölyesine uğradığında bitmiş omurgayı görmüş ve döndüğünde bana ustanın sakat ağaçlar kullandığını söylemişti. Neyse çok sürmedi benim ilk şüphelerimin onaylanması ve omurgada çürük yerler gördük bir süre sonra.

 

Ben buna hata falan demiyorum. Çünkü söz konusu usta ne ağaç kullanacağını çok iyi bilen bir usta. Bilmiyorduysa baştan ona söylemiştim hangi ağacı istediğimi. Ama o ağaca gitmedi, bana söylemeden tamamen saçma bir ağaç kullanmış. Tespitlerimize göre karaçam. Bu bildiğiniz kötülük. Daha fazla para kazanmak için bile bile yanlış ağaç kullanmak. O yetmiyormuş gibi bir de çürüğünü. Bu arada açınca orayı doğru dürüst malzeme de kullanmadığını gördük.    


Ustalar tüm omurgayı ve akrebi tamamen söktüler. Çok kolay geldi.
Ustalar tüm omurgayı ve akrebi tamamen söktüler. Çok kolay geldi.

İlk başta lokal görülüyordu çürükler. Ufak tamiratlarla altından kalkabileceğimi düşünmüştüm. Ama kalafat ustamızla beraber inceleyince hasarın, o bölgeye kalafat bile yapılamayacak kadar büyük olduğunu gördük. Sağ olsun onun tavsiyesiyle baba oğul Tayfun ve Batuhan Ömür ustalarla anlaştık ve onlar kayığı açınca bir de gördük ki, omurganın üstündeki akrebe kadar çürümüş. Omurga zaten büyük ölçüde süngere dönmüştü ama akrebin de en az yarısı gitmişti. O halde denize insem, hatta benim yapmayı düşündüğüm lokal amatör tamiratla bile olsa, kesin batardım. Diyorum ya bildiğiniz kötülük bu.

 

Bu elbette beni aşan bir işti. Teorik olarak nasıl yapılacağı belliydi ama atölyesiz ve deneyimsiz cesaret edebileceğim bir iş değildi. Çünkü ilk defa yapacağım bu işten hiçbir şekilde emin olamayacaktım ve zaten ne süratle yapabilecektim ne de eksiksiz ve hatasız olacaktı. Su kesimiydi burası, bir uzmana, yani işin ustasına gitmek gerekiyordu. Burada durdum anlayacağınız. Hazır da ona ayırabilecek üç, beş kuruş da tesadüfen vardı. En büyük şansımız da oydu sanırım.


İlk önce üstteki akrebi yaptılar. Sonra da omurganın ilk sırasıyla başladılar. Aralarda madenin saplamaları da var.
İlk önce üstteki akrebi yaptılar. Sonra da omurganın ilk sırasıyla başladılar. Aralarda madenin saplamaları da var.

Ustalar bana göre güzel iş çıkardılar. Kolay bir iş değildi. Kendilerine tekrar teşekkürler. Omurganın olduğu yeri tamamen boşalttıktan sonra ilk önce akrebi, sonra da yeni omurgayı yaptılar. Hepsi iki haftada bitti. Artık yepyeni bir omurgamız var, stres yapmadan denize inebileceğiz. Elbette bu en ideal omurga tipi değil ama eskisinden kat be kat iyi. Bir kere ağaç doğru ağaç. İşçilik de çok daha kaliteli.


Omurga bitti ve sıra maderlerin çakılmasına geldi.
Omurga bitti ve sıra maderlerin çakılmasına geldi.

Böylece en önemli sorunu aştık. Artık diğer işler, yine bana ilk defa olsalar altından kalkabileceğim işler. Zaten hiçbiri de teknenin kritik bölgesinde, su kesiminde değil. Tam yol devam.


Sonunda tamamen bitti. İskeleden görünüş.
Sonunda tamamen bitti. İskeleden görünüş.

Bu arada daha önce hiç bahsetmedim, şimdi anlatayım. O ilk ustanın bize yaptığı bu kötülük karşısında elbette biz de boş durmadık. Kayığı oradan aldıktan sonra onu mahkemeye vermiştik ve mahkeme, o ne kadar uzatmaya çalıştıysa ve keşif üstüne keşif istediyse de sonunda bizi haklı buldu ve davayı kazandık. Biz ilk kurbanı değilmişiz bu ustanın, sonra öğrendik ki sayı kabarıkmış. Sonuncu da olmadık ama sanırım dava açıp kazanan ilk biz olduk.


Sancaktan görünüş.
Sancaktan görünüş.

Para tabii pul oldu bu kadar sürede, alacağımız zararımızı karşılamaz ama olay paradan çok ilkeydi, böyle insanlara veya ustalara meydanı boş bırakmamaktı. Sonunda iyi ustaların, işini doğru yapanların da adı kötüye çıkıyor bu kişiler yüzünden. Ama maalesef bu yola giden az. Bizden sonra başka bir kurbanı daha oldu. Onlar da mahkeme düşünmüşlerdi ama sonra fazladan biraz daha para verip teknelerini almayı tercih ettiler. Yanlıştı tabii yaptıkları ama maalesef adalet süreci de çok hızlı çalışmıyor, insanlar bekleyemiyor. Sonunda orada da en azından manevi anlamda mutlu sona ulaştık. Yola devam.  Kayık1934 - Timuçin Binder

 

 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Kayık1934'ü takip etmek için 

Teşekkürler

Tel: 0537-471-0029

Kayık1934'ün ikinci temel emekçisi: Özlem Yeşilada Binder
Yelkenlimizin Yapımına Bedenen Katkıda Bulunanlar

(Ayrıntılı Teşekkürler için bakınız.) Aslı Parlak, Aşkın Karaduman, Bülent Yükselen, Can Karahasan, Devrim Doruk, Ebru Çavuşoğlu, Esin Tekin, Gökhan Yılmaz, Gökay Şenavcı, Haluk Kuşakoğlu, Leyla Yıldız, Muhittin Erkut, Murat Gül, Özlem Yeşilada Binder, Silvana Ege Binder, Songül Yılmaz, Zeynep Dinçer

Kayık1934'e Çeşitli Şekillerde Katkıda Bulunanlar 

(Ayrıntılı Teşekkürler için bakınız.) Eski Bodrum Belediye Başkanı ve Şimdiki Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Eski Bodrum Belediyesi Zabıta Müdürü Deniz Özyıldız, Eski Bodrum Belediyesi Güvenlik Amiri Serkan Kanik, Bodrum Deniz Müzesi Müdürü Selen Cambazoğlu, Ali Dokur, Ali Şenavcı, Ali Şengün, Barbaros Ergene, Bilal Karataş, Cana Üngün, Cem Gür, Çetin Akıncı, Deniz Kılıç, Devrim Devecioğlu, Erol Kurutaş, Fatih Avcu, Gonca Alpan Tursoy, Gökay Şenavcı, Haluk Bener, Hamdi Yörür, Kaan Kurutaş, Mehmet Uyargil, Murat Gül, Mustafa Özkeskin, Nacı Arıcı, Naftotopos.gr, Oğuzhan Ulutaş, Tanıl Tuncel, Thanasis Giannikos, Yaşar Anter, Yusuf Civelekoğlu, Zehra Denizaslanı

Kayık1934'e Maddi Katkıda Bulunan Destekçilerimiz - 123 kişi

Ahmet Demirel, Ali Boltaç, Ali Hakan Albayrak, Ali Sadık Boltaç, Ali Şengün, Arslan Ziylan, Aslı Parlak, Aslı Yurdanur, Aşkın Karaduman, Aycan Kan Ülkü, Aydın Evren Özol, Ayşe Sevinç, Azade Uslu, Behiye Zeynep Aktoğu, Beykan Askan, Burak Dikmenoğlu, Bülent Yükselen, Cahit Arseven, Can Karahasan, Canan Yurdacan, Candan Uca, Cem Turgay, Cemile Turgay,  Değer Altunay, Deniz Boltaç, Devrim Doruk, Ebe Suzan Öztürk, Ebru Çavuşoğlu, Elif Özgen, Esma Doğan, Feyha Karslı, Filiz Askan, Filiz Yavuz, Firuzan Güney, Fuat Aksun, Füsun Bumin, Gamze Özer, Gizem Yurdanur, Gonca Arayıcı, Gökay Şenavcı, Gökçe Altunay Solmaz, Gökhan Kahraman, Gülin Demirok, Gürkan Güney, Güzide Akkün, Haluk Bener, Halikarnaslı Çocuklar - Zeytin Taneleri Kütüphanesi - Bodrum Kent Kütüphanesi, Haluk Kuşakoğlu,  Handan Karakaş, Hüseyin Peker, Ilgaz Doğrul, İpek Boltaç, İsmail Doğan, İştar Gözaydın Savaşır, Jale Alpay, Jale Pasinli, Kaan Kurutaş, Kadiroğlu Salih Öztürk, Kebire Yıldız, Lale Ak, Lale Ferenc Smekal, Leyla Yıldız, Livio Manzini, Marion Feildel, Matthias Müller Senti, Mehmet Kütükoğlu, Mehmet Uyargil, Metin Göncü, Metin Hekimoğlu, Murat Gül, Murat Necioğlu, Murat Özkan, Mustafa Cem, Mustafa Paşalı, Mübeccel Yalçın, Müjgan Bener, Nazan Kemal Gökcan, Necibe Öztürk, Nesip Tolun, Nil Tütüncü, Nuran Akkılıç, Oğuzhan Ulutaş, Olcay Özgül, Osman Can Özcanlı, Osman Özkan, Oya Balkanlı, Oya Yeşilada, Ömer Karahan, Peyman Arpacılar-Köllhofer, Recep Perk, Rengin Binder, Reyhan Alpay, Reyhan Bayındır Gönenç, Rıdvan Demirok, Romain Narcy, Ruşen Germirli, Saadet Coşkun, Sabahaddin Bilsel, Sabahat Hawker, Saliha Düzel, Samer Atasi, Sedef Kaynarkan, Sercan Çağlar Erel, Seval Yeşilada Akbaş, Sevil Bilgenoğlu, Sevinç Gülsayın, Songül Yılmaz, Şule Kükrer, Tankut Ülkü, Tarkan Kahvecioğlu, Tümay Altınsoy Değirmenciler, Utku Özgür Ünlü, Vahdet Ünal, Vedat Zincir, Volkan Demirkan, Yaşar Yılmaz, Yaşare Kılıç, Yerten Kalfa, Yıldıray Özmen, Yücel Yılmaz, Yücel Ziylan, Yüksel Aymaz, Zeynep Dinçer

Kayık1934'e Malzeme Katkısında Bulunan Destekçilerimiz - 10 kişi

Ahmet Kurt: Bir adet krom admiralti demir, Ahmet Parsoy: Bir adet admiralti demir, Ayhan Güneysu: Atölye için elektrik kablosu, Devrim Doruk: İki büyük ve bir küçük güneş paneli, cankurtaran yelekleri ve biraz halat, Haluk Kuşakoğlu: Kontrol kutusuyla 1 büyük güneş paneli, İş aletleri, Mehmet Çavaş: Bir adet pulluk demiri, Metin Göncü: İş aleti, Murat Gül: Altı adet çift dilli makara, İş aletleri Nedim Karakartal: 100 kg'lık tonoz, Salih Bingül: Pusula Zehra Denizaslanı: Bir makara halat

Kayık1934'e Lojistik Katkıda Bulunan Kurum veya İşletmeler
bodrum-belediyesi-logoB.jpg
BDMingB.jpg
Girit_Dernek.jpeg
Milas Belediyesi.jpg

Logo sırasıyla: Bodrum Belediyesi, Bodrum Deniz Müzesi, Bodrum Girit ve Yunanistan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Milas Belediyesi

Kayık1934'e Maddi Katkıda Bulunan Kurum veya İşletmeler
Bodrum-Der.jpeg
main_logo_bottom.png

Logo sırasıyla: Bodrum Kültür Turizm ve Dayanışma Derneği, Arka Ristorante Pizzeria

bottom of page